FEATUREDMasiva

Kıyamet Yaklaştı! Kıyamet Alametleri Bir Bir Çıkıyor!

Kıyame kelimesinden gelmektedir. Kıyame , ölümden sonra dirilme anlamı taşır. Kıyamet, insanoğlunun merak aynı zamanda kokuyla beklediği gün. Diğer adıyla mahşer günü Kura-an’da dünyanın sonunun geleceği gün olarak geçmektedir. Rabbimizin huzuruna çıkacağımız o gün kimse kaçamayacak. Sende kıyamet gününü merak mı ediyorsun peki Kıyamet günü ne zaman?

Kıyamet

Kur-an’ı Kerim’in 81 . suresi olan Tekvir Suresinde Kıyametin zamanı ile ilgili şu bilgi verilmektedir. “Güneş büzüldüğü zaman, yıldızlar kararıp döküldüğü zaman, dağlar yürütüldüğü zaman, on aylık gebe develer başıboş bırakıldığı zaman, vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman, denizler kaynatıldığı zaman, nefisler çiftleştirildiği zaman.” Kıyamet kopacaktır. Ancak kıyametin geleceği yılı bilen olmasa da herkes yaklaştığını hissediyor. Kıyamet ile ilgili birçok hadisi şerif mevcut. Bu hadislerde Peygamberimiz(Aleyhissalâtu vesselâm) Kıyametten önce bazı olayların gerçekleşeceğini haber veriyor. Kur-an da kıyamet alametleri kıyamet alametleri büyük ve kıyamet alametleri küçük olarak ikiye ayrılmaktadır. Peki bu olaylar nelerdir? Şimdi bu olayları konuşalım.

İlk Kıyamet Alameti- Hz. Muhammed’in Dünyaya Gelişi

Kıyamet alametlerinin ilki Hz.Muhammed’in, sallallahu aleyhi ve sellem, dünyaya teşrifidir. Peygamberimiz (Aleyhissalâtu veselâm)insanları uyarmak ve cennetle müjdelemek için gönderilen son peygamberdir (Aleyhissalâtu veselâm).Son peygamberin (Aleyhissalâtu veselâm) gönderilmesi ise birçok kaynakta küçük kıyamet alametlerinin başı olarak yorumlanır.

İkinci Kıyamet Alameti- Kur-an’ın Unutulması

İkinci kıyamet alameti ise Kur’ân’ın öneminin insanlar tarafından unutulacak olması ve Kıyamete yakın namaz kılanların sayısı git gide azalacak. Camiler süslenecek ama ibadete önem verilmeyecek.

Kıyamet Alameti- Faiz Yayılacak

Faiz yayılacak. Ticarette dürüstlük ortadan kalkacak. Fitne, dedikodu ve yalancılık artacak.

Kıyamet Alameti-Dâbbet-ül arz

Dâbbet-ül arz kıyametin kopmasına yakın ortaya çıkacağı bildirilen ve kıyametin büyük alametlerinden olan bir yaratıktır. Bunun nasıl bir şey olacağıyla alakalı birçok farklı yorum vardır. Ama önemli olan bunun büyük bir işaret olduğu ve iman edenlerin bu tehlikeden Allah’ın izniyle kurtulabileceği müjdesidir.

Kıyamet Alameti-Ye’cüc ve Me’cüc.

Ye’cüc ve Me’cüc isimli toplulukların insanoğluna büyük zarar vererek yeryüzünde bozgunculuk yapmaları da kıyametin bir başka büyük alametidir. Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerim’de Zülkarneyn’in yaptığı bu set sayesinde insanlara saldıramayan Ye’cüc ve Me’cüc isimli bozguncu kavimlerin kıyamete yakın tekrar çıkıp insanlığa saldıracağından bahsedilir. Bazı görüşlere göre bu topluluklar İslâm ülkelerini işgal eden bütün kütüphaneleri yakıp yıkan, Müslümanların altın çağını kapatıp onları karanlık çağa atan Mançur ve Moğollardır.

Kıyamet Alameti-Deccal

Rivayetlerde Deccâl’in çıkışı dünyanın en korkunç olaylarından birisi olarak gösterilir. Deccâl; hadislerde yalancı, hilekâr, iyi ile kötüyü hakla batılı bilerek karıştıran bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen kötü bir kişi olarak anlatılır. Deccâlların sayısı çoktur. Her asrın decâlları vardır.Bir hadis-i şeriften bunların sayısının 30’u bulacağını öğreniyoruz. Bunlar arasında ahir zaman deccâllarının apayrı bir yeri var. Biri büyük deccâl. Diğeri de İslâm deccâlı Süfyan. Süfyan rivayete göre Müslümanların arasından çıkıp, münafıkane bir şekilde dinsizliği ve haramları yayıp meşrulaştırarak insanların ebedî hayatlarını mahvetmeye çalışır. Müslümanlar arasında itibar bulmak için bazı din adamlarını kandırıp kendine taraftar yapar. Zaten o inkâra, ahlaksızlığa, israfa ve yalana dayanan saltanatını insanları kandırarak sürdürür. Ancak Deccâl’ı ve Süfyan’ı herkes tanımaz. Onların Deccâl olduklarını herkes bilmez. Bunlar ancak büyük bir iman şuuru ve bu şuurdan kaynaklanan iman ferasetiyle bilinebilir.

Kıyamet Alameti-Mehdi

Mehdî! Deccâlin ardından Ehli Beyt soyundan gelen Mehdî zuhur edecek. Deccalı öldürdükten sonra İslâm dinini kısa sürede yayıp yeryüzünde hakim kılacak ve bütün kötülükleri ortadan kaldırıp adaleti tesis edecektir.Mehdî, ahir zamanda geleceği müjdelenen kendisine Allah tarafından doğru yol gösterilen hakka yöneltilen, yüce kişi olarak tarif edilir. İnsanları bilhassa Müslümanları doğru yola sevk eder. Zulüm ve haksızlıkların kol gezdiği bir dünyada adalete tesis eder. İnançsızlık içerisinde bunalanları, imanı şüphe ve tereddütte olanları bu karanlıktan kurtarır. Onun gelmesi bir kıyamet alametidir. Kendisi, müminlerin imanlarını pekiştiren ve bir inançsızlık akımı olan deccâlizmi yok eden büyük bir zattır.

Kıyamet Alameti- Hz. Îsâ’nın (Aleyhisselâm) Yeryüzüne İnmesi

İsâ’nın (Aleyhisselâm) inişi kıyamet alametlerindendir. Birçoğumuz 4 büyük peygamberden biri olan Hz. Îsâ’nın (Aleyhisselâm) hikâyesini biliriz. Allah’ın kudretinin bir eseri olarak babasız halde Hz. Meryem’den doğar. 30 yaşına geldiğinde kendisine peygamberlik verilir. 3 sene sonra Allah tarafından göğe çekilir. Yahudilerin çarmıha gerdiği kişi Hz. Îsâ’ya (Aleyhisselâm) benzettikleri kendi adamlarıdır. Hz. Îsâ’nın Aleyhisselâm’ın ahir zamanda yeryüzüne ineceğine ve İslâm hükümlerini tatbik edeceğine dair hadisler bulunur. Mehdî’nin zuhurunun ardından Hz. Îsâ (Aleyhisselâm) adil bir hakem ve yönetici olarak gökten inecek haçı kırıp, domuzu öldürecek,  vergiler koyup, zenginlik sağlayacak, Mehdî’nin arkasında namaz kılıp ona yardım edecek. Rivayete göre yeryüzünü fesada boğacak olan Ye’cüc ve Me’cüc kavimlerini Hz. Îsâ’nın (Aleyhisselâm) duasıyla Allah helak edecek. Bir başka rivayete göre de Deccâl’ı Mehdî ile birlik olup yok edecek.

Kıyamet Alameti- Duhan

Duhan. Kıyametin büyük alametlerinden biri olan Duhan aslında duman demektir. Kur’ân-ı Kerim’de bu isimde bir sûre de var. Buna göre kıyamet yaklaştığı zaman gökten yeryüzüne bir duman inecek. Bütün dünyayı saracak ve bu 40 gün devam edecek. Aşırı derecede ısınacak. Müminler bu dumandan hafif nezleye tutulmuş gibi çok az etkilenecek. Kâfir ve münafıklarsa şiddetle sarsılacak, âdeta sarhoşa dönecek.

Kıyamet Alameti- Güneşin Batıdan Doğması

Gök cisimleri kainat yaratıldığı günden beri çok ince ve hassas bir düzen içinde seyirlerine devam ediyor. Nitekim Cenâb-ı Hak da Rahmân Sûresinin 5. âyetinde: Bu düzenin bozulması ne kadar korkutucu değil mi? Kainatın yaratıcısı ve sahibi olan Allah-u Teâla insanlığın dünya hayatına son vereceği zaman yaratıp kurduğu bu hassas düzeni yine kendi irade ve hesabı dahilinde bozar. İşte o zaman Güneş batıdan doğar. Bunu gören insanlar dünyanın sonunun geldiğini kesin olarak anlarlar. Fakat artık tövbe ve imtihan kapısı kapanmış olacağından bu idrak edişin kendilerine hiçbir faydası dokunmaz. İş işten geçmiş, fırsat elden kaçmıştır. Pişmanlığın bir faydası kalmamıştır.

Kıyamet Alameti
Kıyamet Alameti

Kıyamet Nasıl Gelecek

İsrafil Sur’a ilk üflediğinde dağlar parça parça olacak, denizler birbirlerine girecek, yıldızlar yerlere dökülecek ve tüm canlılar ölecek kıyamet kopacaktır. Ardınan Allah İsrafil’i tekrar diriltecek ve Sur’a ikinci defa üflemesini emredecektir. Sur’a ikinci defa üflenmesi ile tüm ruhlar dirilecek ve mahşer yerinde dirilecektir.

Kıyamet Suresi Arapça ve Türkçe Okunuşu

Kur’an-ı Kerim’in 75. suresidir. 40 ayetten oluşmaktadır.

Kıyamet Suresi Arapça Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim

1.Lâ uksimu bi yevmil kıyâmeti.

2.Ve lâ uksimu bin nefsil levvâmeti.

3.E yahsebul insânu ellen necmea ızâmehu.

4.Belâ kâdirîne alâ en nusevviye benânehu.

5.Bel yurîdul insânu li yefcure emâmehu.

6.Yes’elu eyyâne yevmul kıyâmeti.

7.Fe izâ berikal basar(basaru).

8.Ve hasefel kamer(kameru).

9.Ve cumiaş şemsu vel kamer(kameru).

10.Yekûlul insânu yevme izin eynel meferr(meferru).

11.Kellâ lâ vezer(vezere).

12.İlâ rabbike yevme izinil mustekarr(mustekarru).

13.Yunebbeul insânu yevme izin bimâ kaddeme ve ahhar(ahhara).

14.Belil insânu alâ nefsihî basîratun.

15.Ve lev elkâ meâzîrahu.

16.Lâ tuharrik bihî lisâneke li ta’cele bihî.

17.İnne aleynâ cem’ahu ve kur’ânehu.

18.Fe izâ kara’nâhu fettebi’ kur’ânehu.

19.Summe inne aleynâ beyânehu.

20.Kellâ bel tuhıbbûnel âcilete.

21.Ve tezerûnel âhirate.

22.Vucûhun yevme izin nâdıratun.

23.İlâ rabbihâ nâziratun.

24.Ve vucûhun yevme izin bâsiratun.

25.Tezunnu en yuf’ale bihâ fâkıratun.

26.Kellâ izâ belegatit terâkıye.

27.Ve kîle men râk(râkın).

28.Ve zanne ennehul firâk(firâku).

29.Velteffetis sâku bis sâk(sâkı).

30.İlâ rabbike yevme izinil mesâk(mesâku).

31.Fe lâ saddeka ve lâ sallâ.

32.Ve lâkin kezzebe ve tevellâ.

33.Summe zehebe ilâ ehlihî yetemettâ.

34.Evlâ leke fe evlâ.

35.Summe evlâ leke fe evlâ.

36.E yahsebul insânu en yutrake sudâ(sudân).

37.E lem yeku nutfeten min menîyin yumnâ.

38.Summe kâne alakaten fe halaka fe sevvâ.

39.Fe ceale minhuz zevceyniz zekera vel unsâ.

40.E leyse zâlike bi kâdirin alâ en yuhyiyel mevtâ.

Kıyamet Suresi Türkçesi

Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla

Kıyamet gününe yemin ederim. ﴾1﴿ (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz). ﴾2﴿ İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır? ﴾3﴿ Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter. ﴾4﴿ Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister. ﴾5﴿ “O kıyamet günü ne zaman?” diye sorar. ﴾6﴿ Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir. ﴾7-10﴿ Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur. ﴾11﴿ O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur. ﴾12﴿ O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir. ﴾13﴿ Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir. ﴾14-15﴿ (Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma. ﴾16﴿ Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir. ﴾17﴿ O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy. ﴾18﴿ Sonra onu açıklamak da bize aittir. ﴾19﴿ Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.

﴾20-21﴿ O gün bir takım yüzler aydındır. ﴾22﴿ Rablerine bakarlar. ﴾23﴿ O gün bir takım yüzler de asıktır. ﴾24﴿ Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar. ﴾25﴿ Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir. ﴾26-30﴿ O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı. ﴾31﴿ Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti. ﴾32﴿ Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti. ﴾33﴿ “Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!” denecektir. ﴾34-35﴿ İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder. ﴾36﴿ O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi? ﴾37﴿ Sonra bu, bir “alaka” oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi. ﴾38﴿ Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti. ﴾39﴿ Şimdi, bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? ﴾40﴿

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir