Masiva

Yasin Suresi Neye İyi Gelir? Yasin Suresi Okunuşu ve Faziletleri!

Yasin suresi islam dünyasında önemli bir yeri vardır. Resmi sıralamada 36.sure olan Yasin Suresi 83 ayet olarak Mekke döneminde inmiştir. Kur’an’ın 22 ve 23. cüzünde bulunmaktadır. “Ya sin” suresi “Kur’an’ın Kalbi” olarak nitelendirilir Bu konuda Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi de Yâsin’dir. Kim Yâsin’i okursa, Allah onun okumasına, Kur’ân’ı on kere okumuş gibi sevap yazar.” (Tirmizî, Fedâilu’l-Kur’n, 7; Dârimî, Fedâilu’l-Kur’ân, 21)

Yasin Suresi oku
Yasin Suresi Oku

Çoğunlukla ölülerin arkasından okunur. Ölülerimize 1., 7., 52. günündeki yapılan mevlitler de genellikle Yasin suresi okunmaktadır. Sizler için Yasin Suresi Oku ve Dinle , Yasin Suresi Arapça, Yasin Suresi Meali, Yasin-i Şerif’in konusu, anlamı, önemi, fazileti, faydaları tefsirini bir araya getirerek rehber niteliğinde bir yazı hazırladık.

Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’nde Yasin Suresi Tilaveti

Yasin Suresi Arapça

Yasin suresi 439.Sayfa
1.Sayfa
Yasin suresi 440.Sayfa
2.Sayfa
Yasin suresi 441.Sayfa
3.Sayfa
 442.Sayfa
4.Sayfa
443.Sayfa
5.Sayfa
Yasin suresi 444.Sayfa
6.Sayfa

Yasin Suresi Türkçe Oku

  • 1. Yâsîn
  • 2. Vel Kur’ân-il hakîm
  • 3. İnneke leminel murselîn
  • 4. Alâ sırâtin mustakîm
  • 5. Tenzîlel azîzirrahîm
  • 6. Litunzira kavmen mâ unzire âbâuhum fehum gâfilûn
  • 7. Lekad hakkal kavlu alâ ekserihim fehum lâ yu’minûn
  • 8. İnnâ cealnâ fî a’nâkihim aglâlen fehiye ilel ezkâni fehum mukmehûn
  • 9. Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden feağşeynâhum fehum lâ yubsirûn
  • 10. Ve sevâun aleyhim eenzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn
  • 11. innemâ tunziru menittebeazzikra ve haşiyerrahmâne bilgaybi febeşşirhu bimağfiretiv ve ecrin kerîm
  • 12. İnnâ nahnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemû ve âsârehum ve kulle şey’in ahsaynâhu fî imâmin mubîn
  • 13. Vadrib lehum meselen ashâbel karyeh. İz câehel murselûn
  • 14. İz erselnâ ileyhi musneyni fekezzebûhumâ fe azzeznâ bisâlisin fekâlû innâ ileykum murselûn
  • 15. Kâlû mâ entum illâ beşerun mislunâ vemâ enzelerrahmânu min şey’in in entum illâ tekzibûn
  • 16. Kâlû rabbunâ ya’lemu innâ ileykum lemurselûn
  • 17. Vemâ aleynâ illel belâgul mubîn
  • 18. Kâlû innâ tetayyernâ bikum lein lem tentehû le nercumennekum vele yemessennekum minnâ azâbun elîm
  • 19. Kâlû tâirukum meakum ein zikkirtum bel entum kavmun musrifûn
  • 20. Vecâe min aksalmedineti raculun yes’â kâle yâ kavmittebiul murselîn
  • 21. İttebiû men lâ yeselukum ecran ve hum muhtedûn
  • 22. Vemâ liye lâ a’budullezî fetarenî ve ileyhi turceûn
  • 23. Eettehizu min dûnihî âliheten in yuridnirrahmânu bi-durrin lâ tuğni annî şefâatuhum şey’en velâ yunkizûn
  • 24. İnnî izen lefî dalâlin mubîn
  • 25. İnnî âmentu birabbikum fesmeûn
  • 26. Kîledhulil cennete, kâle yâleyte kavmî yâ’lemûn
  • 27. Bimâ gaferelî rabbî ve cealenî minel mukremîn
  • 28. Vemâ enzelnâ alâ kavmihî min badihî min cundin minessemâi vemâ kunnâ munzilîn
  • 29. İn kânet illâ sayhaten vâhideten feizâhum hâmidûn
  • 30. Yâ hasreten alel ibâdi mâ ye’tîhim min resûlin illâ kânûbihî yestehziûn
  • 31. Elem yerev kem ehleknâ kablehum minel kurûni ennehum ileyhim lâ yerciûn
  • 32. Ve in kullun lemmâ cemî’un ledeynâ muhdarûn
  • 33. Ve âyetun lehumul ardul meytetu ahyeynâhâ ve ahrecnâ minhâ habben fe minhu ye’kulûn
  • 34. Ve cealnâ fîhâ cennâtin min nahîliv ve a’nâb ve feccernâ fîha minel uyûn
  • 35. Liye’kulû min semerihî vemâ amilethu eydîhim efelâ yeşkurûn
  • 36. Subhânnellezî halekal ezvâce kullehâ mimmâ tunbitul ardu ve min enfusihim ve mimmâ lâ ya’lemûn
  • 37. Ve âyetun lehumulleyu neslehu minhunnehâre fe izâhum muzlimûn
  • 38. Veşşemsu tecrî limustekarrin lehâ zâlike takdîrul azîzil alîm
  • 39. Velkamere kaddernâhu menâzile hattâ âdekel urcûnil kadîm
  • 40. Leşşemsû yenbegî lehâ en tudrikel kamere velelleylu sâbikunnehâr ve kullun fî felekin yesbehûn
  • 41. Ve âyetul lehum ennâ hamelnâ zurriyyetehum fil fulkil meşhûn
  • 42. Ve halâknâ lehum min mislihî mâ yarkebûn
  • 43. Ve in neşe’ nugrıkhum felâ sarîha lehum velâhum yunkazûn
  • 44. İllâ rahmeten minnâ ve metâan ilâ hîn
  • 45. Ve izâ kîle lehumuttekû mâ beyne eydîkum vemâ halfekum leallekum turhamûn
  • 46. Vemâ te’tîhim min âyetin min âyâti rabbihim illâ kânû anhâ mu’ridîn
  • 47. Ve izâ kîle lehum enfikû mim mâ rezakakumullâhu, kâlellezîne keferû, lillezîne âmenû enut’ımu menlev yeşâullâhu et’ameh, in entum illâ fî dalâlin mubîn
  • 48. Ve yekûlûne metâ hâzel va’du in kuntum sâdikîn
  • 49. Mâ yenzurûne illâ sayhaten vâhideten te’huzuhum vehum yehissimûn
  • 50. Felâ yestetîûne tavsıyeten velâ ilâ ehlihim yerciûn
  • 51. Ve nufiha fîssûri feizâhum minel ecdâsi ilâ rabbihim yensilûn
  • 52. Kâlû yâ veylenâ men beasena min merkadina hâzâ mâ veaderrahmânu ve sadekal murselûn
  • 53. İn kânet illâ sayhaten vâhideten feizâ hum cemî’un ledeynâ muhdarûn
  • 54. Felyevme lâ tuzlemu nefsun şeyen velâ tuczevne illâ mâ kuntum tâ’melûn
  • 55. İnne ashâbel cennetil yevme fîşuğulin fâkihûn
  • 56. Hum ve ezvâcuhum fî zılâlin alel erâiki muttekiûn
  • 57. Lehum fîhâ fâkihetun ve lehum mâ yeddeûn
  • 58. Selâmun kavlen min rabbin rahîm
  • 59. Vemtâzul yevme eyyuhel mucrimûn
  • 60. Elem a’hed ileykum yâ benî âdeme en lâ tâ’buduşşeytân innehû lekum aduvvun mubîn
  • 61. Ve enî’budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm
  • 62. Ve lekad edalle minkum cibillen kesîran efelem tekûnû ta’kılûn
  • 63. Hâzihî cehennemulletî kuntum tûadûn
  • 64. lslevhel yevme bimâ kuntum tekfurûn
  • 65. Elyevme nahtimu alâ efvâhihim ve tukellimunâ eydîhim ve teşhedu erculuhum bimâ kânû yeksibûn
  • 66. Velev neşâu letamesnâ alâ a’yunihim festebekus sırâta fe ennâ yubsirûn
  • 67. Velev neşâu lemesahnâhum alâ mekânetihim femestetâû mudıyyev velâ yerciûn
  • 68. Ve men nuammirhu nunekkishu filhalkı, efelâ ya’kilûn
  • 69. Ve mâ allemnâhuşşi’ra vemâ yenbegî leh in huve illâ zikrun ve kur’ânun mubîn
  • 70. Liyunzira men kâne hayyen ve yehıkkal kavlu alel kâfirîn
  • 71. Evelem yerav ennâ halaknâ lehum mimmâ amilet eydîna en âmen fehum lehâ mâlikûn
  • 72. Ve zellelnâhâ lehum feminhâ rekûbuhum ve minhâ ye’kulûn
  • 73. Ve lehum fîhâ menâfiu ve meşâribu efelâ yeşkurûn
  • 74. Vettehazû min dûnillâhi âliheten leallehum yunsarûn
  • 75. Lâ yestetîûne nasrahum ve hum lehum cundun muhdarûn
  • 76. Felâ yahzunke kavluhum. İnnâ na’lemu mâ yusirrûne vemâ yu’linûn
  • 77. Evelem yeral insânu ennâ halaknâhu min nutfetin feizâ huve hasîmun mubîn
  • 78. Ve darebe lenâ meselen ve nesiye halkah kale men yuhyil izâme ve hiye ramîm
  • 79. Kul yuhyihellezî enşeehâ evvele merrah ve huve bikulli halkın alîm
  • 80. Ellezî ceale lekum mineşşeceril ahdari nâren feizâ entum minhu tûkidûn
  • 81. Eveleysellezî halakassemâvati vel arda bikâdirin alâ ey yahluka mislehum, belâ ve huvel hallâkul alîm
  • 82. İnnema emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehû kun, feyekûn
  • 83. Fesubhanellezî biyedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn.

Yasin Suresi Meali (Diyanet Meali)

  • Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
  • 1. Yâ Sîn.
  • 2, 3, 4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen
  • elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
  • 5, 6. Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan
  • bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli
  • Allah tarafından indirilmiştir.
  • 7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur.
  • Artık onlar iman etmezler.
  • 8. Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
  • 9. Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
  • 10. Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
  • 11. Sen ancak Zikr’e (Kur’an’a) uyanı ve görmediği hâlde
  • Rahmân’dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele
  • Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını
  • ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir.
  • 13. (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver.
  • Hani oraya elçiler gelmişti.
  • 14. Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik.
  • Onlar, “Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz” dediler.
  • 15. Onlar şöyle dediler: “Siz de ancak bizim gibi insansınız.
  • Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
  • 16. (Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.”
  • 17. “Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.”
  • 18. Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.”
  • 19. Elçiler de, “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz” dediler.
  • 20. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi:
  • “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”
  • 21. “Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.”
  • 22. “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa
  • siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”
  • 23. “O’nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân
  • bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”
  • 24. “O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”
  • 25. “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!”
  • 26, 27. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!” denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve
  • beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” dedi.
  • 28. Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak
  • için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
  • 29. Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
  • 30. Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki,
  • onunla alay ediyor olmasınlar.
  • 31. Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi; onların
  • artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
  • 32. Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
  • 33. Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan
  • taneler çıkarırız da onlardan yerler.
  • 34, 35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm
  • bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?2
  • 36. Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha)
  • bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı
  • yücedir. 37. Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir
  • de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
  • 38. Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak
  • güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir.
  • 39. Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
  • 40. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her
  • biri bir yörüngede yüzmektedir.
  • 41. Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
  • 42. Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
  • 43. Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat
  • çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.
  • 44. Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar
  • daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.
  • 45. Onlara, “Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve
  • ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet
  • edilsin” denildiğinde yüz çevirirler.
  • 46. Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan
  • yüz çeviriyor olmasınlar.
  • 47. Onlara, “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın” denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere,
  • “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz”
  • derler.
  • 48. “Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman gelecek?”
  • diyorlar.
  • 49. Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak
  • korkunç bir ses bekliyorlar.
  • 50. Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
  • 51. Sûra3
  •  üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
  • 52. Şöyle derler: “Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.”
  • 53. Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden
  • toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.
  • 54. O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.
  • 55. Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk
  • sürerler.
  • 56. Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
  • 57. Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her
  • şey vardır.
  • 58. Çok merhametli olan Rab’den bir söz olarak (kendilerine)
  • “Selâm” (vardır).
  • 59. (Allah, şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!”
  • 60, 61. “Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte
  • bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?”
  • 62. “Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?”
  • 63. “İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir.”
  • 64. “İnkâr ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!”
  • 65. O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur,
  • ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.
  • 66. Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de
  • (bu hâlde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
  • 67. Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.
  • 68. Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?
  • 69. Biz, o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da.
  • O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.
  • 70. (Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kâfirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur’an’ı indirdik.
  • 71. Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin)
  • eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
  • 72. Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir
  • kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
  • 73. Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
  • 74. Belki kendilerine yardım edilir diye Allah’ı bırakıp da ilâhlar
  • edindiler.
  • 75. Onlar, ilâhlar için (hizmete) hazır asker oldukları hâlde,
  • ilâhlar onlara yardım edemezler.
  • 76. (Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü
  • biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
  • 77. İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı
  • görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
  • 78. Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi
  • ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?”
  • 79. De ki: “Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir.”
  • 80. O, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan
  • yakıp duruyorsunuz.4
  • 81. Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.
  • 82. Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.
  • 83. Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah’ın şanı yücedir!
  • Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.

YASİN SURESİ İLE İLGİLİ HADİSLER

Yasin Suresi ile ilgili bazı hadisler aşağıdaki gibidir.

“Yâsin sûresi Kur’an’ın kalbidir, Fâtiha sûresi Kur’an sûrelerinin en faziletlisidir, Âyetü’l-Kürsî Kur’an âyetlerinin efendisidir, Kul hüvellahü ahad sûresi Kur’an’ın üçte birine denktir.” (Ahmed İbni Hanbel, Müsned,V, 26)

“Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi de Yâsin’dir. Kim Yâsin’i okursa, Allah onun okumasına, Kur’ân’ı on kere okumuş gibi sevap yazar” (Tirmizî, Fedâilu’l-Kur’n, 7; Dârimî, Fedâilu’l-Kur’ân, 21).

“Yâsin, Kur’ân’ın kalbidir. Allah’ı ve ahiret gününü arzu ederek Yâsin okuyan kimsenin geçmiş günahı affedilir. Onu ölülerinize okuyunuz” (Ebû Davud Cenâiz 20; İbn Mace, Cenâiz 4; İbn Hanbel, Müsned V, 26, 27). Efendimiz (s.a.v.) buyurur: “Ölülerinizin yanında Yâsîn’i okuyun.” (İbn Mâce, Cenâiz 4; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 26)

Yasin Suresi Kaç Ayet ve Sayfa? Ne Zaman İndirilmiştir?

6 sayfadan oluşan Yasin Suresi Toplam 83 ayettir. Cin suresinden sonra indirilmiştir. Kuran-ı Kerim’in 23.cüzündedir. 439. sayfadan başlar 444.sayfada biter.

Yasin suresi 83 ayet, 6 sayfadan oluşuyor. Peygamber Efendimizin Medine’ye hicretinden önce Mekke’de Cin suresinden sonra indirilmiştir.

Yasin Suresi Okumanın Fazileti ve Faydaları

Yasin suresi ile alakalı bir çok hadisi şerif vardır. Bu hadislere göre ;

  1. Ölmek üzere olanlara okunursa ölmek üzere olan kişi onu dinlediği zaman imanı takviye olacak ve biiznillâh imanla âhirete intikâline yardımcı olacaktır.
  2. Cuma gecesi kim Yâsîn sûresini okursa, günahları affedilmiş olarak sabahlar.
  3. er kim anasının-babasının veya bunlardan birinin kabrini her cuma ziyaret eder de yanlarında Yâsîn okursa, her harfinin sayısınca ona mağfiret edilir
  4. Kim sabahladığında Yâsîn sûresini okursa, akşama kadar kendisine işlerin kolaylığı verilir. Kim de akşamladığında gecenin başında Yâsîn sûresini okursa, sabaha kadar kendisine işlerin kolaylığı verilir.
  5. Herhangi bir kimse gece Yâsîn sûresini, Allah’ın rızâsını kazanma düşüncesiyle okursa, o kimsenin o geceki günahları affedilir.” Diğer bir rivâyette: “Herhangi bir kimse gece-gündüz Yâsîn sûresini, Allah’ın rızâsını kazanma düşüncesiyle okursa, o kimsenin günahları affedilir.
  6. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): “Yâsîn, Kur’ân’ın kalbidir. Allah’ı ve âhiret gününü arzu ederek Yâsîn okuyan kimsenin geçmiş günâhı affedilir. O’nu ölülerinize okuyunuz” buyurmuştur.
  7. esûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi de Yâsîn’dir. Ümmetimden her bir insanın kalbinde Yâsîn sûresinin olmasını isterdim!”

Yasin Suresi Abdestsiz Okunur mu?

Vakia suresinin 79. ayeti “O Kuran’a temizlenenlerden başkası el süremez.” diyerek abdestsiz kuran okunmayacağı belirtilmiştir. Yasin suresi de Kuran’nın içerisinde olduğu için abdestsiz okunamaz.

Yasin Suresini diyanetin sayfasından okumak için burayı tıklayabilirsiniz.

Bu tür yazılara göz atmak için buradan ana sayfamıza ulaşabilirsiniz.

6 thoughts on “Yasin Suresi Neye İyi Gelir? Yasin Suresi Okunuşu ve Faziletleri!

  • verdiğiniz detaylı bilgilerden ötürü çok teşekkür ederim

    Yanıtla
  • düzenli olarak ziyaret ettiğim sitelerden biri ve yine faydalı bir makale olmuş sap olun

    Yanıtla
  • şu sıralar araştırma yapıyordum bu paylaşımla karşılaştığım iyi oldu sağ olun

    Yanıtla
  • Detaylı bir makale olmuş. Baştan sona okudum ve karşılaşmış olduğum için de mutluyum. Teşekkür ederim.

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir